Ağızörengüney   Ahmetler   Akbaş   Akçabey   Akçaşehir   Aktaş   Aktaşkurtlar   Aşağıörenbaşı   Aşağıovacık   Asmaca   Avşartarakçı   Aydınlar   Bahçedere   Balcılar   Beşkonak   Birinciafşar   Bünüş   Çağış   Çalaman   Çalışlar   Çayören   Çayörengüney   Çoğullu   Çukurca   Dağkara   Danışmentler   Davutbeyli   Demircisopran   Demirler   Dikmen   Dursunfakı   Elören   Enseliler   Ertuğral   Eymür   Geçitler   Göynükören   Güneydemirciler   Hacılar   Halaçlar   Hasanlar   Havullu   Ibrıcak   İkinciafşar   İmamlar   İnköy   Kalaç   Kapaklı   Karacadağ   Karacadağdemirciler   Karapazar   Kavacık   Kayıkiraz   Kayısopran   Kazanlar   Koçumlar   Kösreli   Külef   Kürkçüler   Macarlar   Mangallar   Mircekiraz   Mukamlar   Muratfakı   Mürdükler   Nuhören   Örencik   Ortaca   Salur   Samat   Sapanlıurgancılar   Sarıoğlu   Sipahiler   Sofular   Süllertoklar   Sungurlar   Tatlar   Ulaşlar   Ümitköy   Yağdaş   Yakaboy   Yakakaya   Yazıkara   Yazıköy    Yelkenler   Yenecik   Yeniyapar   Yeşilvadi   Yukarıörenbaşı   Yukarıovacık   Yunuslar   Zeyneller   

Köylerimizin Mahalleleri

Avşartarakçı Köyü


Avşartarakçı Köyü

Avşartarakçı köyü, Bolu ilinin Gerede ilçesine bağlı bir köydür. Bolu iline 64 km, Gerede ilçesine 13 km uzaklıktadır. Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

İsmi Nereden Geliyor

Köyün ismi iki ayrı kelimenin birleşmesinden meydana gelmiştir. Bunlardan birincisi ‘Avşar’ olup köyü kuran insanların kökenini, ikinci kelime olan ‘tarak’ da köyde yaşayan yetişkinlerin sahip oldukları zanaatı göstermektedir.

Köy halkı 1980 li yıllara kadar göç vermeden önce kemikten ve şimşir ağacından tarak yapıp satarak geçimini sağlardı. Köyün ismindeki tarak ifadesi bu sebeple verilmiştir.

Köye ismini veren Avşarlar, on birinci yüzyıldan itibaren, mühim roller oynamak suretiyle, adlarını zamanımıza kadar yaşatmış Oğuz boyu. Bozokların Yıldızhanoğulları kolundandırlar.

Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşundan önce, diğer Oğuz boyları ile beraber, Kıpçak çölünde yaşarlardı. 1135-1136 yıllarında, reisleri Arslanoğlu Yakub Bey kumandasında gelerek Huzistan’a yerleştiler. Yakub’dan sonra Afşarların başına Aydoğdu bin Küşdoğan geçti. Şumla lakabıyla anılan bu bey, Büyük Selçuklu Devleti’nin zayıflamasından faydalanarak, Huzistan’da Selçuklu hakimiyetine son verdi ise de, 1159’da Irak Selçukluları sultanı Melikşah gelerek tekrar Huzistan’a hakim oldu. Bu devrede, Şumla da Melikşah’ın hizmetine girdi. 1194 yılında, Abbasî halifesi En-Nasır li-Dinillah, veziri İbn-ül-Kassab kumandasında Huzistan bölgesine bir ordu gönderdi. İbn-ül-Kassab, Huzistan’ın başşehri Tuster’i ve birçok kaleleri zaptettikten sonra, Şumla’nın ailesini ve çocuklarını toplayıp Bağdat’a götürdü. Böylece Huzistan’daki, Avşar Şumla ve oğullarının hakimiyeti sona erip, ülke, halifenin topraklarına katıldı.

Diğer taraftan Malazgirt Savaşı’ndan sonra, Anadolu’ya Türkmenlerle beraber göç eden Afşarlar, Selçuklu Devleti’nin uç bölgelerine yerleştirilmişlerdi.

Nitekim, Anadolu’da yerleşim yerleri arasında Avşar adı, Kayılardan sonra ikinci sırada gelmektedir. Bu yer adları, Avşarların, Türkiye’nin fetih ve iskanında Kayı ve Kınıklar gibi birinci derecede rol oynadıklarını göstermektedir. Yine kaynaklara göre, Karamanoğulları Beyliğini kuran ailenin, Avşar boyuna mensup olduğu belirtilmektedir. Osmanlı ve İran tarihinde önemli rol oynayan Avşarlar, Anadolu’ya on üçüncü yüzyılda göç edenlerdir. Bu ikinci göç hareketi sırasında Anadolu’ya gelen Avşarların bir bölümü, Akkoyunlular’ın İran’ı ele geçirmesi üzerine, Mansur Bey önderliğinde İran’a giderek Huzistan’a yerleşti. Anadolu’da kalanlar ise; daha çok Malatya ve Doğu Anadolu’da bulunuyorlardı. Bunlardan büyük bir bölümü, on altıncı yüzyıl başlarında İran’a göçerek Urmiye’den Herat’a kadar olan geniş bir bölgede yerleştiler ve Nadir Şah, 1736’da, bunlardan Afşarlar hanedanını kurdu.

İran Afşarları; Mansur Bey Afşarları, İmanlu Afşarları, Alplu Afşarları, Usalu Afşarları, Eberlu Afşarları olmak üzere, başlıca beş büyük oba idi.

Safevî hükümdarı Birinci Şah İsmail, Afşarları sınır koruyucusu olarak Horasan’a yerleştirdi. Safevîler’in zayıfladığı bir dönemde, Afşarların lideri Nadir; Afşar, Celayir ve diğer Türkmenleri etrafında topladı ve İkinci Tahmasp’ın hizmetine girdi. İran topraklarından Afganları çıkarınca, nüfuzu arttı. Sonra İkinci Tahmasb’ı tahttan indirerek yerine Üçüncü Abbas’ı şah yaptı. Kendisini de saltanat vekilliğine getirdi. 1736’da da kendi şahlığını ilan etti. 1737’de Hindistan seferine çıkarak Delhi’ye kadar ilerledi. Bir suikasttan sonra, idareyi sertleştiren Nadir Şah, Afşar ve Kaçar Beyleri tarafından öldürüldü. Horasan’ı yöneten torunu Şahruh’un ölümünden sonra, İran Afşar yönetimi de sona erdi.

İran Afşarları, günümüzde, Urmiye gölünün kuzey batısında Hemedan, Kirmanşah, Nişabur, Kerman’ın güneyinde dağınık halde yaşamaktadırlar.

Afşarlar, halis Türk olup, İran’dakiler hariç hepsi Sünnî ve Hanefîdirler.

Afşarlar, güler yüzlü, iyimser, hayat dolu, sakin ve terbiyeli insanlardır. Kadınları çok çalışkandır. Ünlü Afşar kilimleri, bu çalışkan kadınların el emeğidir.

Günümüzde yerleşik olmalarına rağmen, bir kısmı, âdetlerini devam ettirmektedirler. Bugün Kayseri’nin Pınarbaşı kazasının merkez nahiyesine bağlı bir kısım köyler ile, aynı kazanın Pazarören nahiyesi köylerinden pek çoğu, Sarız kazası ve Tomarza’nın Toklar nahiyesi köylerinin yarısından fazlası, Avşarlara aittir. Ayrıca Adana’ya bağlı mağara kazası köylerinden Ayvad ve Ağdaş alanı köyleri de, Avşarlar tarafından iskân edildiği gibi, Çukurova’da mevcut bazı Avşar köylerinden başka Kastamonu, Bolu, Muğla, Isparta ve Antalya yörelerinde pek çok Avşar köy adına rastlanır. kaynak: Vikipedi


Related Post

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*